<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>istanbul sohbet &#187; Sağlık &amp; Diyet</title>
	<atom:link href="http://www.sohbetistanbul.com/category/saglik-diyet/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sohbetistanbul.com</link>
	<description>İstanbulda Sohbet Bir Başkadır..</description>
	<lastBuildDate>Sun, 20 Dec 2009 12:02:35 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Domuz Gribinde Ölenler Artıyor</title>
		<link>http://www.sohbetistanbul.com/domuz-gribinde-olenler-artiyor/</link>
		<comments>http://www.sohbetistanbul.com/domuz-gribinde-olenler-artiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Nov 2009 12:04:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık & Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[domuz gribi]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetistanbul.com/?p=92</guid>
		<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı ndan yapılan açıklama şöyle; Pandemik gripten kaybedilen vatandaşlarımızın sayısı maalesef 161 olmuştur.
Halen pandemik grip sebebiyle hastanelerde yatan hasta sayısı 243 dür. 70 hastanın takip ve tedavisi yoğun bakımlarda sürdürülmektedir. Bunlardan 32 si ise solunum destek cihazına bağlı olarak takip edilmektedir.
Hayatını kaybedenlerden 92 kişide pandemik grip açısından risk taşıyan altta yatan kronik hastalık tespit [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.sohbetistanbul.com/wp-content/uploads/2009/11/4.jpg" alt="4" title="4" width="400" height="278" class="alignleft size-full wp-image-93" />Sağlık Bakanlığı ndan yapılan açıklama şöyle; Pandemik gripten kaybedilen vatandaşlarımızın sayısı maalesef 161 olmuştur.</p>
<p>Halen pandemik grip sebebiyle hastanelerde yatan hasta sayısı 243 dür. 70 hastanın takip ve tedavisi yoğun bakımlarda sürdürülmektedir. Bunlardan 32 si ise solunum destek cihazına bağlı olarak takip edilmektedir.</p>
<p>Hayatını kaybedenlerden 92 kişide pandemik grip açısından risk taşıyan altta yatan kronik hastalık tespit edilmiştir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetistanbul.com/domuz-gribinde-olenler-artiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İşte GDO limitine takılan ürünler</title>
		<link>http://www.sohbetistanbul.com/iste-gdo-limitine-takilan-urunler/</link>
		<comments>http://www.sohbetistanbul.com/iste-gdo-limitine-takilan-urunler/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Nov 2009 16:38:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık & Diyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetistanbul.com/?p=59</guid>
		<description><![CDATA[
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın yaptığı genetiği değiştirilmiş organizma (GDO) içeren ürün denetimlerinde ilk sonuçlar alınmaya başlandı. Analizlerde, belirlenen limitin üstünde GDO içeren ürünlere de rastlandı. Pirinç, muz, mercimek ve bebek mamasında GDO limitinin geçilmediği, limiti geçenler arasında mısır ürünlerinin olabileceği belirtildi. Mililyet gazetesinin haberine göre, denetim gerekçesiyle malları gümrükte bekletilen ihracatçılar süre istemek için Ankara’ya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın yaptığı genetiği değiştirilmiş organizma (GDO) içeren ürün denetimlerinde ilk sonuçlar alınmaya başlandı. Analizlerde, belirlenen limitin üstünde GDO içeren ürünlere de rastlandı. Pirinç, muz, mercimek ve bebek mamasında GDO limitinin geçilmediği, limiti geçenler arasında mısır ürünlerinin olabileceği belirtildi. Mililyet gazetesinin haberine göre, denetim gerekçesiyle malları gümrükte bekletilen ihracatçılar süre istemek için Ankara’ya geldi.<br />
GDO’lu ürünlerin ithalat, kontrol ve denetimiyle ilgili yönetmeliğin 26 Ekim’de yürürlüğe girmesinin hemen ardından gümrüklerde denetimlere başlandı. Limanlar ve karayolu gümrüklerinde beyan edilen ürünlerden ilk etapta alınan 100’ün üstündeki numune incelemeye alındı. Mevzuat gereği 2 ile 5 gün arasında süren analizler devam ederken, gemi ve TIR’ların gümrüklerde bekletildiği öğrenildi. İlk numunelerden 20’ye yakınının sonuçları da alındı. 13 ürünün numunesinden negatif (limite uygun) sonuç çıktı. Bu ürünlerin, yönetmelikle izin verilen yüzde 0.9 oranından daha az genetiği değiştirilmiş organizma içerdiği belirlendi. Bu ürünlerin Türkiye’ye girişine izin verildi. Diğer numuneler ise pozitif sonuçlandı ve giriş izni alamadı. GDO denetimi, ilan edilen listedeki 27 ürünün tamamına uygulanıyor.</p>
<p><strong>Pirinç, muz, mercimek temiz</strong></p>
<p>Tüm Gıda Dış Ticaret Derneği Genel Sekreteri Melahat Özkan, pirinç, muz, mercimek ve bebek mamasında yüzde 0.9’luk limiti aşan GDO olmadığını bildiklerini söyledi. Özkan, limit üstü GDO’ya sahip 7 ürün olduğunu, ancak bu ürünlerin tümünün farklı kalemlerden oluşmadığını anlattı. Özkan, mısır ürünlerinde GDO limitlerinin üstüne çıkıldığını sandığını belirtti.<br />
Özkan, Tarım Bakanlığı’nın GDO’lu ürünleri analiz eden Adana, Ankara ve Bursa’daki laboratuarlarından yalnızca Ankara’dakinin çalıştığını belirterek, bu nedenle gümrüklerde yığılma olduğunu kaydetti. Özkan, gemilerin limanlarda sıra olduğunu söyledi. İthalatçıya, sisteme uyum sağlaması için süre tanınmadığını savunan Özkan, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yetkilileriyle bu konuyu görüşmek için Ankara’ya geldiklerini söyledi.</p>
<p><strong>27 ürün analiz ediliyor</strong></p>
<p>Tarım Bakanlığı 81 ildeki müdürlüklerine 30 Ekim 2009’da gönderdiği yazıda, 27 adet ürünün ve bunları içeren gıda ve yem maddeleri için GDO analizi yaptırılmasını, analiz sonucunda GDO tespit edilen ürünlerin ithalatına izin verilmemesi gerektiğini kaydetmişti. Yazıda şöyle denilmişti:<br />
“Yönetmelik gereğince gıda ve yemlerin ithalatında GDO analiz sıklığı listesi hazırlanması gerekmektedir. Bu liste belirleninceye kadar söz konusu ürünlerle ilgili önceden yapılan analizlere ilave olarak ekteki listede yer alan ürünler veya bileşiminde listede belirtilen ürünler bulunan, bu ürünlerden üretilen gıda ve yem maddeleri için GDO analizi yaptırılması, GDO teşpit edilen ürünlerin ithalatına izin verilmemesi gerekmektedir.”</p>
<p><strong>Analiz listesi</strong><br />
-  Mısır<br />
-  Soya<br />
-  Kolza (kanola)<br />
-  Patates<br />
-  Pamuk ürünleri<br />
-  Çeltik-pirinç<br />
-  Buğday<br />
-  Ayçiçeği<br />
-  Nohut<br />
-  Mercimek<br />
-  Tatlı patates<br />
-  Manyok (tapyoka)<br />
-  Muz<br />
-  Elma<br />
-  Papaya<br />
-  Radika (karahindiba)<br />
-  Balkabağı<br />
-  Erik<br />
-  Domates<br />
-  Şeker kamışı<br />
-  Bebe havucu<br />
-  Tatlı biber<br />
-  Şeker pancarı<br />
-  Yonca<br />
-  Marul<br />
-  Sakız kabağı<br />
-  Bakteri veya maya.</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetistanbul.com/iste-gdo-limitine-takilan-urunler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yağ Yakan Formül</title>
		<link>http://www.sohbetistanbul.com/yag-yakan-formul/</link>
		<comments>http://www.sohbetistanbul.com/yag-yakan-formul/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Nov 2009 16:38:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık & Diyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetistanbul.com/?p=57</guid>
		<description><![CDATA[NTV’de Gülay Afşar’ın sunduğu ‘Haber Merkezi Hafta Sonu‘ programına konuk olan Selahattin Dönmez, hem kilo problemi olanlara hem de Ramazan ayında metabolizmayı düzenleyecek bir içeceğin tarifini verdi.
Dönmez, ‘Metabolik denge sıvısı’ olarak adlandırdığı içeceğin, içerisindeki özel bileşenlerin, vücutta yemek ile birlikte alınan kalorinin daha az alınmasını sağladığını belirtti.

Vücudun yağ yakım mekanizmalarını da açığa çıkaran bu formül [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="contextual">NTV’de Gülay Afşar’ın sunduğu ‘Haber Merkezi Hafta <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR8443R('click', 'Sonu', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR8443R('over', 'Sonu', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR8443R('out', 'Sonu', event, this);return true;">Sonu</span></span>‘ programına konuk olan Selahattin Dönmez, hem kilo problemi olanlara hem de Ramazan ayında metabolizmayı düzenleyecek bir içeceğin tarifini verdi.</span></p>
<p><span id="contextual">Dönmez, ‘Metabolik denge sıvısı’ olarak adlandırdığı içeceğin, içerisindeki özel bileşenlerin, vücutta yemek ile birlikte alınan kalorinin daha az alınmasını sağladığını belirtti.<br />
<strong><br />
Vücudun yağ yakım mekanizmalarını da açığa çıkaran bu formül şöyle:<br />
</strong><br />
3 litre suyun içerisine, 2 orta boy elma (Yeşil elma tercih edilirse daha iyi) kabuklarıyla 4′e bölünerek atılır. 1 limon 4 eşit parçaya bölünerek karışıma eklenir. Daha sonra 1 tatlı kaşığı tane karanfil, bir tatlı kaşığı tane karabiber ve bir dal kuru tarçın <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR8443R('click', 'hafif', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR8443R('over', 'hafif', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR8443R('out', 'hafif', event, this);return true;">hafif</span></span> kaynatılır. 15-20 dakika, aroması çıkana dek kaynatılır. Ilıdıktan sonra şişeye alınarak içilir.</span></p>
<p>Ramazan ayında iftardan sonra ve sahurda 1′er bardak tüketilmesi metabolik dengeyi sağlıyor. Selahattin Dönmez, bu sıvıyı k</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetistanbul.com/yag-yakan-formul/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bademcik, Apandist Yararlıymış!</title>
		<link>http://www.sohbetistanbul.com/bademcik-apandist-yararliymis/</link>
		<comments>http://www.sohbetistanbul.com/bademcik-apandist-yararliymis/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Nov 2009 16:37:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık & Diyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetistanbul.com/bademcik-apandist-yararliymis/</guid>
		<description><![CDATA[
Uzun süredir hiçbir işe yaramadığı düşünülen apandist, dalak, bademcik gibi organların yakın zamanda yapılan bir araştırmayla aslında hayati önem taşıdığı ortaya çıktı.
Araştırmacılar bu ‘kullanışsız parçaların’ yeri geldiğinde sıkı çalıştığını buldu.
New York Mount Sinai Tıp Okulu Morfoloji ve Anatomi bölüm başkanı Jeffrrey Laitman, tarihin, tıp biliminin onları henüz anlayamadığı için kullanış olarak adlandırdığı ve bunun doğru [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<p><span id="contextual">Uzun süredir hiçbir işe yaramadığı düşünülen </span><span id="contextual">apandist, dalak, bademcik gibi organların yakın zamanda yapılan bir araştırmayla aslında hayati önem taşıdığı ortaya çıktı.</span></p>
<p>Araştırmacılar bu ‘kullanışsız parçaların’ yeri geldiğinde sıkı çalıştığını buldu.</p>
<p>New York Mount Sinai Tıp Okulu Morfoloji ve Anatomi bölüm başkanı Jeffrrey Laitman, tarihin, tıp biliminin onları henüz anlayamadığı için kullanış olarak adlandırdığı ve bunun doğru olmadığını söyledi.</p>
<p>Yapılan araştırmaya göre dalak, enfeksiyonları tespit ediyor ve yaşlı olan ya da hasar gören kırmızı kan hücrelerini filtreliyor. Ancak, dalak önemsiz olarak algılanıyor ve bir insan bunsuz yaşayabileceği düşünülüyor.</p>
<p>Aslında dalak, kalp krizinden sonra %40 ve %50 arasında monosit üretiminin merkezi. Kalp krizi geçirdikten sonra kalbin düzgün bir şekilde iyileşmesi için monositlere ihtiyacı var.</p>
<p>Bir diğer ünlü kullanışsız organ olan apandist de aslında oldukça önemli bir işleve sahip. Kullanışsız olmaktan öte Apandist, hazmetmemize yardım eden işe yarayan bakterilerin toplanma yeri.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetistanbul.com/bademcik-apandist-yararliymis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zayıflatan Kahverengi Yağ</title>
		<link>http://www.sohbetistanbul.com/zayiflatan-kahverengi-yag/</link>
		<comments>http://www.sohbetistanbul.com/zayiflatan-kahverengi-yag/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Nov 2009 16:36:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık & Diyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetistanbul.com/?p=54</guid>
		<description><![CDATA[ABD’nin Massachusetts eyaletindeki Boston kentinde bulunan Dana-Farber Kanser Enstitüsü, ‘yağ yakan yağ’ keşfetti.
Obezite ve şeker hastalığı tedavisinde kullanılması planlanan bu ‘kahverengi yağ’, vücutta kalori toplamak yerine kaloriyi yakma özelliğine sahip. Bir fare üzerinde deney yapan uzmanlar, deri hücrelerinde 2 farklı protein salgılayarak, hücrelerin bu ‘yağ yakan kahverengi yağ’ı üretmesini sağladı. Daha sonra elde edilen yağ, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="contextual">ABD’nin Massachusetts eyaletindeki Boston kentinde bulunan Dana-Farber Kanser Enstitüsü, ‘yağ yakan yağ’ keşfetti.</span></p>
<p><span id="contextual">Obezite ve şeker hastalığı tedavisinde kullanılması planlanan bu ‘kahverengi yağ’, vücutta kalori toplamak yerine kaloriyi yakma özelliğine sahip. Bir fare üzerinde deney yapan uzmanlar, deri hücrelerinde 2 farklı protein salgılayarak, hücrelerin bu ‘yağ yakan kahverengi yağ’ı üretmesini sağladı. Daha sonra elde edilen yağ, başka bir fareye nakledilerek, ikinci farenin vücudunun doğal olarak bu yağı üretmesi sağlandı.</span></p>
<p>Böylece vücudundaki yağ depolanmasının önüne geçilmiş oldu. Bilim adamları şimdi, bu yöntemi insanlar için hazırlamaya başladı. Dr Shingo Kajimura, “İnsandan aldığımız doku örneğine aynı proteini uygulayıp dokuyu tekrar vücuda naklederek vücudun yağ yakan yağdan üretmesini sağlamak için çalışıyoruz” dedi.</p>
<p><strong>Kahverengi yağ nedir?</strong></p>
<p>Koştuğumuz veya çok hareket ettiğimiz zaman sıcaklanmamız aşırı çalışan kaslarımızın yarattığı ısıdan dolayıdır. Soğukta vücut ısımız düşünce ya da hasta olduğumuzda ateşimiz çıkarken bir titremedir tutar.</p>
<p><span id="contextual">Düşen vücut <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR1395R('click', 'ısısına', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR1395R('over', 'ısısına', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR1395R('out', 'ısısına', event, this);return true;">ısısına</span></span> karşı bir refleks olarak başlayan titreme, kaslarımızın harekete geçerek enerji sarf edip ısı üretme çabasıdır.</span></p>
<p>Bebeklerde bu titreme refleksi henüz <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR1395R('click', 'gelişmemiş', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR1395R('over', 'gelişmemiş', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR1395R('out', 'gelişmemiş', event, this);return true;">gelişmemiş</span></span> olduğu için soğuğa çok duyarlıdırlar. Titreyemeseler de bebekleri soğuğa karşı koruyan bambaşka bir düzen vardır.</p>
<p><span id="contextual">Kahverengi yağ denilen özel yağ hücreleri, içlerindeki yağı yakarak ısı açığa çıkarıp bebeği ısıtır.</span></p>
<p><span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR1395R('click', 'Vücuttaki', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR1395R('over', 'Vücuttaki', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR1395R('out', 'Vücuttaki', event, this);return true;">Vücuttaki</span></span> her hücrede mitokondri denilen, içinde kızıl kahverengi demir maddesi bulunan enerji fabrikaları vardır.</p>
<p>Hücre ne kadar aktifse o kadar çok mitokondrisi vardır. Sözünü ettiğimiz bu özel yağ hücreleri mitokondriden çok zengin olduğundan mikroskopla bakınca koyu görünür.</p>
<p>Normal yağ hücreleri ise yarı uyur durumda olduğu için çok az enerji kullanırlar, dolayısıyla renkleri <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR1395R('click', 'beyazımsıdır', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR1395R('over', 'beyazımsıdır', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR1395R('out', 'beyazımsıdır', event, this);return true;">beyazımsıdır</span></span>.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetistanbul.com/zayiflatan-kahverengi-yag/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Selulitten kurtulun</title>
		<link>http://www.sohbetistanbul.com/selulitten-kurtulun/</link>
		<comments>http://www.sohbetistanbul.com/selulitten-kurtulun/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Nov 2009 16:36:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık & Diyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetistanbul.com/?p=52</guid>
		<description><![CDATA[Selülitlerden nasıl kurtulalım?
Kadınların en büyük korkularından biri kilo artışıyla veya yaşla birlikte oluşan selülitlerdir. Erkek ve kadın vücudu yapısal olarak farklıdır ve kadınların gebelik ve emziklilik dönemine hazırlık olması için yağ dokuları daha fazladır. Bu dönemlerde de bebek için vücutta daha fazla yağ depolanır. Yani kadınların daha yağlı bir vücuda sahip olmaları doğal olan bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="contextual"><strong>Selülitlerden nasıl kurtulalım?</strong></span></p>
<p><span id="contextual">Kadınların en büyük korkularından biri kilo artışıyla veya yaşla birlikte oluşan selülitlerdir. Erkek ve kadın vücudu yapısal olarak farklıdır ve kadınların gebelik ve emziklilik dönemine hazırlık olması için yağ dokuları daha fazladır. Bu dönemlerde de bebek için vücutta daha fazla yağ depolanır. Yani kadınların daha yağlı bir vücuda sahip olmaları doğal olan bir zorunluluktur. Bunun yanında menapozla birlikte kilo problemleri ve vücudun yağ dokusu artmaya başlar.</span></p>
<p><strong>Selülit için doğru beslenme şart</strong></p>
<p>Her kadında kilosuna bakılmaksızın selülit oluşabilir. Bunun nedenleri arasında genetik yapı en önemli faktördür. Yani annenizi göz önünde bulundurmalı, sizin vücudunuzda oluşacak her değişimde onun da payı olduğunu düşünmelisiniz. Genetik dışında beslenme şekliniz ve fiziksel aktiviteniz de vücut yağınızı etkileyen faktörler. Eğer hareketsiz bir yaşam sürüyorsanız hem kilo probleminiz olabilir hem de selülit.</p>
<p>Beslenme şeklinizde yağlı yiyecekler ağırlıktaysa, su tüketimiz azsa yeterli meyve sebze tüketmiyorsanız selülitlerin baş göstermesi muhtemeldir. Dengeli bir beslenme planında bol sebze ve meyve olmalıdır. Yiyecekleri kızartmadan, çikolata, gofret, cips gibi yağlı besinleri çok az miktarlarda tüketerek yağ alımınızı ez alt seviyelerde tutmalısınız. Selülit vücut dokularında yağın artması suyun azalmasıyla oluşmaktadır. Bu nedenle günlük su tüketiminizi arttırmalısınız. Her gün en az 2-2.5 lt su içmeye özen gösterin.</p>
<p>Selülit için yapmanız gerekenler sadece 1-2 haftalık sıkı bir diyet programı değildir, ya diyeti bıraktığınızda ne olacak? Maalesef bir ‘DİYET’ değil her zaman dikkat edeceğiniz yeme alışkanlıkları ve spor şekli oluşturmalısınız.</p>
<p>Bol su için<br />
Lifli gıdalar tüketin ( meyve, sebze, posalı ekmek ve kurubaklagiller)<br />
Aşırı tuzdan kaçının<br />
Yağlı ve şekerli yiyeceklerden kaçının<br />
Sigara ve alkolü bırakın veya azaltın<br />
Spor yapın<br />
<strong><br />
Selülit için kremler işe yarar mı?</strong></p>
<p>Bu tarz kremler geçici olarak işe yarabilir ama yukarıda bahsettiğim önlemleri almazsanız sadece kremler işe yaramaz. Yağ dokusunu azalttığınız zaman selülitler de büyük oranda azalır. Yağ dokusunu azaltabilmek ve kalıcı etki sağlayabilmek için beslenme ve düzenli spor şart. Dışarıdan yüzeysel uygulanan krem ve masajın etkisi kan dolaşımı için faydalıdır. Ama hepsi birlikte olduğu zaman daha iyi sonuç alınır. Şunu da unutmamak lazım selülitleri tamamen yok edemezsiniz ama azaltabilirsiniz.</p>
<p><strong>Termal kıyafetler,eşofmanlar veya sauna kilo vermede işe yarar mı?</strong></p>
<p>Bu kıyafetler ya da vücutta terlemeye neden olacak her uygulama yanıldığınız geçici bir kilo kaybıdır. Kilo kaybından çok vücudun su kaybetmesidir. Daha önceki konularda da bahsettiğim gibi su kaybı değil yağ kaybetmek önemlidir. Gerçek kilo kaybı ancak bu şekilde olur. Sauna veya hamamda vücuttan terle birlikte toksinleri atmak faydalıdır ama kaybedilen suyu yerine koymak, sauna sonrasında bol su içmek gerekir. Burada verdiğiniz kilo sizi sevindirmesin çünkü bir yemek sonrasında bile bu kiloyu geri alırsınız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetistanbul.com/selulitten-kurtulun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dişleri Koruyan 4 Yöntem</title>
		<link>http://www.sohbetistanbul.com/disleri-koruyan-4-yontem/</link>
		<comments>http://www.sohbetistanbul.com/disleri-koruyan-4-yontem/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Nov 2009 16:29:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erkekler]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık & Diyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetistanbul.com/?p=40</guid>
		<description><![CDATA[Günde iki defa dişleri fırçalamak, diş ipi kullanmak, diş hekimine yapılan ziyaretler sağlıklı dişler için iyi bir başlangıç olabilir ama yeterli değildir. Bunların yanında sağlıklı beslenme, alkol ve sigara kullanımının da ağız ve diş sağlığımızı etkilediğini belirten Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı bizi bu konuda aydınlatıyor.
1. Yediklerimiz çok önemli; Bir ömür boyu sağlıklı dişlere sahip [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="contextual">Günde iki defa dişleri fırçalamak, diş ipi kullanmak, diş hekimine yapılan ziyaretler sağlıklı dişler için iyi bir başlangıç olabilir ama yeterli değildir. Bunların yanında sağlıklı beslenme, alkol ve sigara kullanımının da ağız ve diş sağlığımızı etkilediğini belirten Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı bizi bu konuda aydınlatıyor.</span></p>
<p><span id="contextual"><strong>1. Yediklerimiz çok önemli; </strong>Bir ömür boyu sağlıklı dişlere sahip olmak için yediklerimizin de önemi azımsanamayacak kadar çoktur. Yedikleriniz tüm vücudunuzu ne kadar etkliyorsa aynı kural dişler içinde geçerlidir.</span></p>
<p><strong>* Kalsiyum İçeren Yiyecekler Tercih Edin;</strong> Fast food adı verilen aperatif yiyeceklerde az miktarda bulunan kalsiyum balık, süt, peynir gibi yiyecekeler de  bol miktarda bulunmaktdır. Yiyecekler dışında güneşinde D vitamini kaynağı olduğunu belirten Diş Hekimi Kazandı özellikle bu aylarda güneşten bol bol yararlanarak vücudumuzun kalsiyum  ihtiyacını biraz olsun karşılayabiliriz diyor. Yediklerimizin dişlerimiz üzerinde etkisi olduğunu belirten Kazandı sağlıklı beslenme alışkanlığının daha çocuk yaşlarda elde edildiğini bunun içinde çocuklarınızı bu duruma alıştırmanız gerektiğini söylüyor.</p>
<p><strong>* Şeker faktörü; </strong>Şeker tatlı bir besin maddesi olmasına rağmen dişlerimize olan etkisi hiç de tatlı değildir. Her yediğiniz ya da içtiğiniz şekerli besinden bir saat sonra dişleriniz asid saldırısına maruz kalır ki bu da zamanla dişler de çürüklere neden olur. Ancak sadece yenilen şeker değil içinde şeker bulunan kekler, kurabiyeler hatta ekmek bile diş çürüklerine neden olabilir. Bu durumdan daha az etkilenmek için şekerli şeylere karşı koymayı deneyin ya da şekerli bir şeyler yedikten sonra en azından ağınızı çalkalayın.<br />
<strong><br />
* Asitli içecekler; </strong>Asitli içecekler ister şekerli ister şekersiz olsunlar dişleriniz için bir tehlikedirler. Bu tür içecekler zamanla diş hassasiyetine ya da çürüklere neden olabilirler. Bunu engellemek için ise bu tür içeceklerden mümkün olduğunca uzak durun, içtiğiniz zaman ise pipet kullanın.</p>
<p><span id="contextual"><strong>2. </strong><strong></strong></span><span id="contextual"><strong>Diş eti hastalığı;</strong> Tahmin edilenin aksine diş kaybının en <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR8916R('click', 'önemli', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR8916R('over', 'önemli', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR8916R('out', 'önemli', event, this);return true;">önemli</span></span> sebebi diş çürükleri değil  diş eti hastalıklarıdır. Diş eti hastalıklarının ise en önemli sebebi diş bakımının yeterince iyi yapılmaması ve ağızda biriken plaklardır.</span></p>
<p><strong>3. </strong><strong>Sigaraya hayır deyin;</strong> Eğer sağlıklı bir yaşam ve de sağlıklı dişlere sahip olmak istiyorsanız sigaraya kesinlikle hayır demelisiniz. Sigara kullanımı dişlerinizde renkleşmeye, ağız kokusuna, <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR8916R('click', 'dişeti', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR8916R('over', 'dişeti', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR8916R('out', 'dişeti', event, this);return true;">dişeti</span></span> hastalığına, akciğer kanserine neden olabilir. Eğer bir <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR8916R('click', 'günde', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR8916R('over', 'günde', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR8916R('out', 'günde', event, this);return true;">günde</span></span> 20 ya da daha fazla sigara içiyorsanız içmeyen birine oranla ağız kanserine yakalanma oranınız 6 kat daha fazladır.</p>
<p><strong>4. Fazla alkol kullanımı; </strong>Alkol balımlığının <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR8916R('click', 'vücuda', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR8916R('over', 'vücuda', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR8916R('out', 'vücuda', event, this);return true;">vücuda</span></span> bir çok kötü etkisinin olmasının yanında ağız ve diş sağlığında da önemli olumsuz etkileri vardır. Bunlardan en önemlisi alkol bağımlısı olan <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR8916R('click', 'kişilerin', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR8916R('over', 'kişilerin', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR8916R('out', 'kişilerin', event, this);return true;">kişilerin</span></span> ağız kanserine yakalanma oranlarının kullanmayanlara göre daha yüksek olmasıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetistanbul.com/disleri-koruyan-4-yontem/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Horlamadan Kurtulmanın 5 Yolu</title>
		<link>http://www.sohbetistanbul.com/horlamadan-kurtulmanin-5-yolu/</link>
		<comments>http://www.sohbetistanbul.com/horlamadan-kurtulmanin-5-yolu/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Nov 2009 16:28:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erkekler]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık & Diyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetistanbul.com/?p=38</guid>
		<description><![CDATA[
Bir insan neden horlar! Kurtulmak için neler yapmalı?
Horlama burun tıkanıklığı, şişmanlık, uyku apnesi gibi çeşitli nedenlerden dolayı meydana geliyor. Hangi nedenle olursa olsun horlama uykunuzu bölebilir ya da eşinizin uykusunun kaçmasına neden olabilir. Peki sıkıntı veren bu durumu önlemek için neler yapabilirsiniz?
Horluyorsanız öncelikle buna neyin yol açtığını tespit etmeniz gerekiyor. Nedenini anladığınızda, horlamayı önlemenin yolunu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<p><span id="contextual">Bir insan neden horlar! Kurtulmak için neler yapmalı?</span></p>
<p>Horlama burun tıkanıklığı, <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR1444R('click', 'şişmanlık', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR1444R('over', 'şişmanlık', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR1444R('out', 'şişmanlık', event, this);return true;">şişmanlık</span></span>, uyku apnesi gibi çeşitli nedenlerden dolayı meydana geliyor. Hangi nedenle olursa olsun horlama uykunuzu bölebilir ya da eşinizin uykusunun kaçmasına neden olabilir. Peki sıkıntı veren bu durumu önlemek için neler yapabilirsiniz?</p>
<p>Horluyorsanız öncelikle buna neyin yol açtığını tespit etmeniz gerekiyor. Nedenini anladığınızda, horlamayı önlemenin yolunu bulmada daha başarılı olacağınız belirtiliyor.</p>
<h2>Horlamanın nedenleri:</h2>
<p>1. Horlama, burun geçişiniz dar olduğunda ya da tıkandığında meydana gelebilir. Bunun da çeşitli nedenleri var: soğuk algınlığı, alerji, aşırı kilo, uyku apnesi, alkol, burun tıkanıklığı, kas gevşetici ilaçlar, uyku ilaçları, büyük bademcik ya da burun deviyasyonu gibi fiziksel durumunuz, astım, sırt üstü <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR1444R('click', 'uyuma', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR1444R('over', 'uyuma', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR1444R('out', 'uyuma', event, this);return true;">uyuma</span></span>.</p>
<p>2. Nedenini bulmak için doktora gidin. Çünkü, uyku apnesi ya da astım gibi tedavi gerektiren bir nedenden dolayı horluyor olabilirsiniz. Başka bir deyişle, doktorlar horlama nedeninizi bularak buna uygun <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR1444R('click', 'çözümler', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR1444R('over', 'çözümler', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR1444R('out', 'çözümler', event, this);return true;">çözümler</span></span> önerebilirler. Örneğin, burun deviyasyonunuz varsa, doktorunuz düzeltmek için ameliyat olmanız gerektiğini söyleyebilir. Horlamanız kilo sorunundan kaynaklanıyorsa, doktorunuz bunu başarmanız için faydalı öğütler verecektir. Eğer horlamanız <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR1444R('click', 'uzun', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR1444R('over', 'uzun', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR1444R('out', 'uzun', event, this);return true;">uzun</span></span> süreliyse ya da şiddetliyse, uykunuzu bölüp sağlığınızı etkileyebilir. Sağlığınıza katkıda bulunmak için, doktora gitmeniz pozitif bir adım olacaktır.</p>
<p><span id="contextual">3. Tıkanıklıktan kurtulma: Horlamanız burun tıkanıklığından ileri geliyorsa, burun yolunuzu mümkün olduğunca açık tutmak size yardımcı olacaktır. Bunu değişik şekillerde yapabilirsiniz.</span></p>
<p>· Burun tıkanıklığını giderici ilaç kullanın: Eczanede burun tıkanıklığını açan bitkisel ya da homeopatik ilaçlar bulabilirsiniz.</p>
<p>· Mentolü akciğerlere soluma aygıtı kullanın: Mentolün birkaç saat işe yaradığı belirtiliyor.</p>
<p>· Bitkisel yağlar: yastığınızın üzerine birkaç damla nane, biberiye gibi bitkisel yağları döküp horlamadan uyuyabilirsiniz.</p>
<p>4. Alerjinizi kontrol altına alın. Alerjiler, horlamanın bir başka nedenidir. Alerjinizi kontol altına alırsanız, horlama ihtimalinizi azaltabilirsiniz. Alerjinizi kontrol altına almak için de reçetesiz ilaçlar içebilir, doktorunuzun verdiği ilacı ya da doğal çareler kullanabilirsiniz. C vitamini, yeşil çay, üzüm çekirdeği özü, ısırgan otu da alerjinin doğal yoldan çaresi olabiliyor.</p>
<p>5. Kilonuzu kontrol edin: Aşırı kilolu olmak, horlamanın nedenlerinden biridir. Eğer kilonuzu düşük tutarsanız ya da kilo verirseniz, horlamanız da duracaktır. Sizin için iyi olan herhangi bir yöntemle kilo vermeyi tercih edin. Yavaş ve aşamalı kilo vermenin daha uzun süre kalıcı olduğunu unutmayın.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetistanbul.com/horlamadan-kurtulmanin-5-yolu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Domatesle Zayıfla</title>
		<link>http://www.sohbetistanbul.com/domatesle-zayifla/</link>
		<comments>http://www.sohbetistanbul.com/domatesle-zayifla/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Nov 2009 16:28:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık & Diyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetistanbul.com/?p=35</guid>
		<description><![CDATA[
Araştırmacılar, diyet yapmayı kolaylaştıran müjde niteliğinde bir haberle çıkageldi. Zayıflığın anahtarı domaste!
Beslenme uzmanları, vejeteryan ve meyve ile sebze yiyen insanların modern diyet tarifleriyle zayıflama yoluna gödenlere göre daha ince kaldığını söylüyor.
Yapılan son araştırmalar ise domatesin içinde bulunan likopen maddesinin zayıflamada etkisinin büyük olduğunu gösteriyor. İngiltere’deki University of Reading’te  yaşları 18 ile 35 arasında değişen normal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<p><span id="contextual">Araştırmacılar, diyet yapmayı kolaylaştıran müjde niteliğinde bir haberle çıkageldi. Zayıflığın anahtarı domaste!</span></p>
<p>Beslenme uzmanları, vejeteryan ve meyve ile sebze yiyen <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR9390R('click', 'insanların', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR9390R('over', 'insanların', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR9390R('out', 'insanların', event, this);return true;">insanların</span></span> modern diyet tarifleriyle zayıflama yoluna gödenlere göre daha ince kaldığını söylüyor.</p>
<p>Yapılan <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR9390R('click', 'son', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR9390R('over', 'son', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR9390R('out', 'son', event, this);return true;">son</span></span> araştırmalar ise domatesin içinde bulunan likopen maddesinin zayıflamada etkisinin büyük olduğunu gösteriyor. İngiltere’deki University of Reading’te  yaşları 18 ile 35 arasında değişen normal ağırlıktaki 17 <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR9390R('click', 'kadın', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR9390R('over', 'kadın', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR9390R('out', 'kadın', event, this);return true;">kadın</span></span> arasında ekmeğin vücudu nasıl etkilediği üzerine bir test yapıldı.</p>
<p>Katılımcılara kremalı peynirli sandöviç ile havuçlu veya domatesli sandöviç verilerek her iki kategorideki kişilerin tokluk hisleri ölçülmüş. Ortaya çıkan sonuç domatesli ekmek yiyenlerin kendilerini daha hafif hissettiği yönünde.</p>
<p>Domatese kırmızı rengini veren likopen maddesinin Akdeniz diyetinin de anahtarı olduğunu söyleyen uzmanlar, bunun kalp, diyabet hastalığı ve pek çok kanser türüne de <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR9390R('click', 'iyi', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR9390R('over', 'iyi', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR9390R('out', 'iyi', event, this);return true;">iyi</span></span> geldiğini ifade ediyor.</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetistanbul.com/domatesle-zayifla/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
